GEBELİK VE DİABET
Gebelerin % 4 ünde diabet bulunur. Diabet
iki şekilde karşımıza çıkar. Birincisi ilk kez gebelikte ortaya çıkan,
gebelik sonrasında normale dönebilen
"Gestasyonel Diabet" adı verilen şekildir. Bunun gebelikteki diabetler arasında
oranı yaklaşık %90 dır.Geri kalan %10 luk bir kısım ise gebelik öncesinde Tıp 1
veya Tıp 2 Diabeti olan kısımdır. Buna Pregestasyonel Diabeti denir. Gebelikte
karbonhidrat metabolizmasında bazı değişiklikler olur. Metabolizmanın hızlanması
kanda artan östrojen, gestogen,
prolaktin, kortizol oranlarının artması bu değişikliklere neden olur.
Normalde gebelerde ilk 5 ayda yüksek
östrojenin insüline duyarlılığı artırması sonucu açlık ve tokluk şekerleri
normale oranla daha düşüktür. 6.aydan itibaren plasentadan salgılanan hormonlar
kanda artmaya başlar ve insülin duyarlılığını azaltır.
Gebelıkte kilo almanın fazla olması da
insüline direnci arttırır. Normal gebelerde bu duyarlılık azalması ve direnç
artışı insülin salgılanması arttırılması ile dengelenir. Gestasyonel Diabet
olgularınında bu fizyoloik insülin direncine karşı artmış insülin salınımında
yetersizlik vardır. Bunun sonucunda kan glikozu dengelenemez. Artmış glikoz
plasentadan kolaylıkla bebeğe geçer. Ancak kan glikoz düzeyini dengeleyen
hormonlar plasentadan geçemez. Fetusun karbonhidrat metabolizması kendi pankreas
dan salgılanan insülin ile
düzenlenir. Fetusa geçen glikozun yüksek olması fetal insülin salgılanmasını
arttırır. Bütün bunların sonucunda iri bebek,yeni doğan hipoglisemisi yeni doğan
hiperbilirubinemisi hipokalsemisi akciğer gelişiminde yetersizlik
olasılığı artar.
Şişmanlık, 4000 gramın üstünde kilolu bebek doğurmuş olmak,
ailede diabet öyküsünün bulunması,
daha önceki gebeliklerinde diabet görülmesi riski arttırır.
TAKİPTE
NE YAPMALI...
Gebelik
öncesinde diabeti olan veya bozulmuş tolerans testi olan anne adayı uygun diet
ve ilaçlarla kan glikozu dengelendikten
sonra gebe kalabilir.Ve gebelikte de bu yönden yakın takiple sağlıklı bir bebek
dünyaya getirebilir.
Gebelikte ortaya çıkan gestasyonel
diabetin varlığı ise 24-25 inci haflarda yapılan yükleme testi ile araştırılır.
Testlerden en sık yapılan 50 gram
şeker yükleme testidir. Hastaya 50 gram şekerli su verildikten sonraki 1 saatte
kan şeker düzeyinin ölçülmesi şeklinde yapılır..Eğer bu değer 140 ın
üzerinde ise terolans bozukluğundan
bahsedilir. Bu durumda bozuklulugun ciddiyetini anlamak için
100 gram yükleme testi yapılmalıdır.
50 gram yükleme testi günün herhangibir
saatinde tok karınla uygulanabilir. Tok iken yapıldığında üst değeri 145 olarak
kabul etmek daha doğrudur. Gestasyonel diabet riski daha fazla olan hastalarda
50 gram yükleme istenmeden 100 gram yükleme testi yapılması da yanlış
olmaz.
100 gram yükleme testinde hasta aç
olmalıdır.( 8-12 saatlik açlık)
Normalde açlık:
1.saat 180
2.saat 155
3.satt 140 ın altı olmalıdır.
2
veya daha fazla değerin yüksek çıkması veya birinci saatteki değeri 200 un
üzerinde olması gestasyonel diabet teşhisini koydurur.
Bir diğer tanı yöntemi 75 gr şeker
yükleme testidir. Bunun 2 saat e ki değeri 200 ün üzerinde ise yine diabet
tanısı konur. Diabet tanısı konmuş hastalar diabet uzmanı ile birlikte takip
edilmelidir.
Gebelikte normali nedir?
Ortalama 83+18
Açlık 75+12
Preprendial 78+11
Gece
68+10
Yemek sonrası 1. saat 105
2 saat 97
3. saat 84
Tedavideki
hastalarda hedef AKŞ nin 90-95 olması, 1. saatlik değeri <140
2. Saatlik değeri < 125
olması şeklindedir. HgAC nin < 6
olması istenilen değerdir.
TEDAVİ
Gestasyonel
Diabet olgularının % 60 ı dietle
kontrol edilebilir. Geri kalan
% 40 lık grup tedavi gerektirir. İlaç tedavisinde genellikle insülin
tercih edilir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar oral antidiabetiklerin de
kullanılabilirliğini göstermiş olsada cilt altına yerleştirilen insülin pompası
yönteminde hastanın rahatlığı ve şekerin kontrolü daha iyi sağlanır.
Tedavide Takip
Nasıl Olmalıdır?
Diabetli hasta
riskli hasta grubuna girer. Bu nedenle norma hastadan daha sık aralıklarla
izlenmelidir. Diet tedavisindeki
hastalarda günlük şeker kontrolü başlangıçta 4 kez olmalıdır. Sabah açlık şekeri
ve ana yemek sonrası tokluk şekerleri alınarak tedavinin yeterliliği
değerlendirilir. İnsülin tedavisindeki hastalarda ise günde 6 kez şeker kontrolü
yapılıp insülin dozu ona göre ayarlanır.
Bebeğin gelişimi
USG ölçümleri ile değerlendirilir. Amnios mayii miktarı, fetal gelişme
(özellikle fetal karın çevresi ölçümü) kan şeker düzeyi ile ilgili ipuçları
verebilir. Diabetli gebelerde diğer gebelik komplikasyonlarına daha fazla
rastlanabileceğinden 3. trimester de kontroller daha yoğunlaştırılmalı,
özellikle bebek hareketleri izlenmeli, 32. Haftadan itibaren NST takibi
yapılmalıdır.
Doğum şekli ve
zamanlaması ile ilgili olarak da sağlıklı bir şekilde izlenen hastalarda çok
erken davranmamak gerekir. Zorunlu nedenler olmadıkça 38. Haftadan önce
doğurtulmamalıdır. Çünkü diabetik anne bebeklerinde akciğer gelişmesi yavaş
olabileceğinden erken doğduğunda solunum sıkıntısı yaşanabilir. Doğum şeklide
önemlidir. Bu gebelerde fetal distres hipertansiyon, iri bebek, erke doğum
riskleri fazla olduğundan sezeryan olasılığı fazla olur. Her şey kontrol altında
ve tıbbi bir endikasyon olmadıkça normal doğum tabiî ki beklenebilir.
Doğum sonrası
genellikle tedaviye gerek kalmaz. Doğumdan sonraki birkaç günde açlık ve tokluk
şekerleri izlenerek buna karar verilir. Tedavi gerektirmeyen durumlarda doğumdan
sonraki 3. ayda ve sonrasında da yılda 1 kez glikoz toleransı
değerlendirilmelidir. Çünkü gestasyonel diabet hastalarında ileriki yıllarda
diabet görülme olasılığı % 50-60
dır.
GEBELİK ÖNCESİNDE
DİABETİ OLA HASTALAR
Bu hastalar
genellikle Tip 1 diabettir. Gebeliğe karar veren diabetli hasta, gebe kalmadan
önce mutlaka jinekoloğa başvurarak bilgilendirilmeli ve değerlendirilmelidir.
Zira şeker yüksek iken gebe kalındığında anomali riski fazladır. Gebelik
öncesinde sağlıklı bir değerlendirme için kanda açlık şekeri 70-100, tokluk 2.
Saatteki şeker düzeyi ise 90-140 arasında olmalı, hemoglobin A1C nin de
6 yı geçmemesi gerekir. Gebelik öncesi Folik asit
başlanması önemlidir.
Gebeliğin
takip ve tedavisi aynı gestasyonel diabetteki gibi yapılır. Yalnız bu hastalar
hipoglisemiye daha yatkındır. Bu nedenle şeker düzeyi yakından izlenmeli ve sık
sık insülin düzeyi ayarlamaları yapılmalıdır. Hipoglisemi dışında hipertansiyon,
preeklampsi, eklampsi, retinopati, nefropati, üriner enfeksiyon görünme sıklığı
da normal gebeye göre daha fazladır. Bu nedenle belli aralıklarla retina
değerlendirilmeli, böbrek fonksiyon testleri yapılmalıdır. Diabetik anne
bebeğinde de hipokalsemi, hipoglisemi,
hipermagnezemi, hiperbilirubinemi, yeni doğan solunum sıkıntısı sıklıkla
görülebileceğinden doğum öncesi gerekli hazırlıklar titizlikle yapılmalıdır.